İmplant Zararları, Yan Etkileri ve Yaptıranların Şikayetleri

Her cerrahi girişimde olduğu gibi; implant dişin de göz önünde bulundurulması gereken bazı yan etkileri, hasta şikayetleri ve potansiyel zararları söz konusudur. İmplant yaptıranların şikayetleri ve ortaya çıkabilen komplikasyonların bazılar kabul edilebilirken bazıları ise ciddi bir şekilde ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Peki titanyum implant zararları olan bir materyalmi, vida diş çene kemiğine, vucuda veya beyne zararlı mı? Klinik hekimlerimizin hazırlamış olduğu bu makalede; genel hatları ile implant diş yaptırmanın faydaları nedir ve tedavinin başarısız olması durumunda karşılaşılabilecek potansiyel zararları ve yan etkileri nelerdir açıklamaya çalıştık.

implant zararları

İmplant Zararları

Bir implantın başarısını etkileyen hatalı hekimlik uygulamalarından, hatalı ağız bakımına kadar pek çok faktör vardır. Bu faktörlerin birisi yada bir kaçı implant tedavisinin başarısız olmasına ve şu zararlara neden olabilir:

  1. İmplant bölgesinde enfeksiyon: Cerrahi sırasında veya sonrasında; implantın uygulandığı bölgede enfeksiyon gelişebilir ve çene kemiğine zarar vererek erimeye neden olabilir. Enfeksiyon oluşumu için risk faktörleri bağışıklık sistemini etkileyen otoimmün bir hastalığa sahip olmak, sigara içmek, yetersiz ağız bakımı yapmak ve aseptik olmayan koşullarda yapılan cerrahi sayılabilir.
  2. Komşu dişlerin hasar görmesi: İmplantın iki diş arası gibi dar bölgelere uygulandığı durumlarda ortaya çıkabilen bu komplikasyonda, cerrahi sırasında hatalı açılanma sonucu implantın ucu komşu dişin kök ucuna zarar verebilir. Hasar cerrahiden hemen sonra hissedilebildiği gibi bir kaç hafta sonrasında da ortaya çıkabilir. Tedavi için komşu dişe kök kanal tedavisi yapılması, kök ucu rezeksiyonu veya dişin ve implantın birlikte çıkartılması gerekebilir.
  3. Hemoroji ve hematom gelişimi: İmplant uygulamaları sırasında operasyon bölgesindeki damarlarda yaralanmalar meydana gelebilir ve kanama gelişebilir. Özellikle ağız tabanındaki arter yaralanmaları sonucu meydana gelen hematom, havayolu tıkanıklığına neden olabileceği için hızlı müdahale gerektirir ve riskli olabilir. Kanama kontrol altına alındıktan sonra ortaya çıkan hematom ve renklenme bir süre sonra kendiliğinden geçer.
  4. Nöro-duyusal sinir hasarları: Özellikle alt çene tam dişsizlik olguları ve uzun süreli protez kullanımı gibi çene kemiğinin çok eridiği atrofik olgularda alt çene siniri diş kretinin tepesine yakın seyreder. Alt çene arka bölgelerde yapılan implant cerrahileri sırasında alt çene siniri zarar görerek kalıcı veya geçici sinir hasarları oluşabilir. Meydana gelen sinir hasarı şu durumlara neden olabilir: Uyuşma hissi, his azlığı, hassasiyet artışı, ağrılı his ve o taraftaki dişlerinde dahil olduğu tam his kaybı.
  5. Bifosfonat ile ilişkili osteonekroz: Bazı kanser türlerinde yaygın olarak kullanılan bifosfonatlar; kemik emilimini engelleyen ilaçlardır. Kemik iyileşmesi gelişmeyeceği için implant hiçbir zaman kaynaşmayabilir. Hekim konsültasyonu ile bu ilaçların cerrahiden 3 ay önceden kesilmesi ve 3 ay sonrasında başlanması osteonekroz riskini azaltabilir.
  6. Maksiller sinüs membranının yırtılması: Üst çene azı dişlerin üstünde yer alan maksiller sinüs tabanı, yetersiz kemik olgularında yükseltilerek implant için yeni kemik oluşması sağlanır. Cerrahi esnasında sinüsü enfeksiyonlara karşı koruyan, sağlıklı olarak normal işlevini sürdürmesini sağlayan schneiderian membranı zarar görebilir. Membranın küçük perforasyonları ek bir tedavi gerektirmezken, büyük yırtıkların dikilerek kapatılması gerekebilir.
  7. İmplant ve greftlerin maksiller sinüse kaçması: Kullanılan biyomateryallerin ve implantın maksiller sinüse kaçması, yabancı cisim reaksiyonuna ve ciddi zararların gelişmesine neden olabilir. Radyografik tetkiklerle implantın pozisyonu kolayca tespit edilebilir ve yeni cerrahi girişimlerle sinüsten çıkartılabilir.
  8. İmplant kırılması: İmplant üzerine aşırı gerilim ve basınç uygulandığı zaman implant zarar görerek çatlamasına ya da kırılmasına neden olabilir. Bu durum yaşandığı zaman implant tamamen çıkarılır ve genel olarak birkaç ay içinde yeni bir implant tedavisi uygulanır. Bu sorun, çene sıkma alışkanlığı durumunda ve implantın yanlış noktaya yerleştirilmesinde ortaya çıkabilir.
  9. İmplantın mikro travmalar nedeniyle kaynaşmaması: İmplantın, sağlam olması ve doğal dişler gibi davranması için çene kemiğiyle kaynaşması gerekir. Özellikle aynı gün implant uygulamalarında ortaya çıkabilen bu komplikasyon; sigara içen, tedavi edilmeyen osteoporoz durumu geçiren, çok fazla alkol tüketen ya da kontrolsüz diyabet hastalarında daha sık görülür.

Titanyum İmplant Yan Etkileri

İmplant tedavilerinde günümüzde kullanılan titanyum alaşımdan üretilmiş vidalar; genel sağlığı etkilemeden, uzun vadeli iyi sonuçlar vaat eden güvenli materyallerdir. Yapılan pek çok bilimsel çalışmaya göre; titanyum mükemmel uyumlu bir biyomateryal olarak kabul edilir ve toksik değildir. Kendi kendine kemiğe kaynaşma (osseoentegrasyon) yeteneğine sahip olan bu vidalar nadiren vücut tarafından reddedilirler.

Bununla beraber bilim insanlarının metal diş implantlarının insan sağlığına etkisi üzerine yapmış olduğu araştırmalar; tedavide kullanılan titanyumun duyarlı hastalarda neden olabileceği bazı yan etkilerden bahsetmektedir:

  1. İmplant yüzeyinde korozyon: Saf titanyum materyali; yük altında ve değişken olmayan ortamlarda korozyona yani çevresel faktörler nedeniyle oluşan ve kendiliğinden ilerleyen madde kaybına karşı dayanıklıdır. Ancak ağız içerisinde vidanın sürekli olarak çiğneme basıncına maruz kalması korozyona neden olabilir. Ortamda açığa çıkan metal artıkları ve titanyum iyonları aşırı duyarlılık yani alerjik reaksiyon gelişimini tetikleyebilir. Günümüzde üretilen implantların çoğu, bu korozyonu engellemek için saf titanyuma aluminyum, vanadyum gibi bileşenler eklenmesiyle elde deilen titanyum alaşımlardan üretilirler.
  2. Biyofilm tabakası oluşumu: Aseptik implant cerrahisinin gerektirdiği kurallara tam riayet edilmeden yapılan girişimlerde implant yüzeyinde biyofilm tabakası oluşabilir. Daha önceden implante edilmiş vidanın kemik erimesi sonucu titanyum yüzeyin açığa çıkması; ağız içerisindeki bakterilerin implant yüzeyinde biyofilm tabakası oluşturmasına neden olabilir. Unutulmaması gereken bir konu; biyofilm tabakası doğal dişler ve kök yüzeylerinde de oluşabilir ve tartar ve çürük gelişiminden sorumludur.
  3. Aşırı duyarlılık reaskiyonları: Metal alerjisi, genellikle zararsız olan ilgili metale karşı duyarlılığı olan bireylerde bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi neticesinde gelişir. Kemer tokaları, altın olmayan bileklik ve kolye kullanımı sonucu deride meydana gelen kızarıklıklar buna örnek verilebilir. Toplumda oldukça yaygın olan metal alerjisi olan bireylerin titanyuma karşı geliştirebilecekleri aşırı duyarlılık reaskiyonları ciddi sonuçlara neden olabilir.

Özetle; metal alerji hikayeniz yoksa saf titanyumdan değil de, titanyum alaşımından üretilmiş, korozyona karşı dayanıklı bir implant uygun şekilde yapıldığı sürece sağlığınıza bir zarar vermez. Metal aşırı duyarlılığı ise MELİSA testi adı verilen bir kan testi ile belirlenebilir.

Bu test sırasında kandan izole edilen lenfositler, hastanın maruziyetine bağlı olarak seçilen metale karşı test edilir. Bu testin kullanımı; kronik yorgunluk, eklem ağrısı, oral likeneoid reaksiyonları ve kontakt dermatit gibi metal alerji bulgularına sahip bireylerde yararlı olur. Metal alerjisine sahip bazı bireylerde titanyum kaynaklı aşırı duyarlılık reaksiyonları, implantın vücut tarafından reddedilme belirtilerine yol açabilir.

Bugüne kadar yapılan araştırmalarda implantların beyin fonksiyonları üzerine bir etkisi ve zararı bulunamamıştır. Bazı hastalar implant tedavisinden sonra artan migren ve baş ağrısı şikayetlerini belirtmiştir. Ancak bu ağrı ve atakların vidadan kaynaklı değilde, çene kapanışının hatalı ayarlanmasının oluşturduğu eklem problemlerine bağlı olarak ortaya çıktığı değerlendirilmektedir.

İmplant Yaptıranların Şikayetleri

İmplant tedavisinden sonra ortaya çıkan yan etkiler kısa sürelidir ve zamanla kendiliğinden iyileşir. İmplant yaptıran pek çok hastanın ortak şikayetleri şunlardır:

  • Diş etlerinde ve yüz bölgesinde 2 güne kadar sürebilen şişlik,
  • Diş etlerinde meydana gelen minimal düzeyde kızarıklıklar,
  • Genellikle iki haftadan daha uzun sürmeyen kısa süreli ağrı ve rahatsızlıklar
  • Cerrahiden sonraki 1-2 gün boyunca devam eden sızıntı şeklindeki kanamalar
  • Çene ucunda veya yüzün yan tarafında bir hafta kadar sürebilen morluk

Diş hekimi muhtemelen olası yan etkiler için ağrı kesici ilaç reçete edecektir. Bu ani gelişebilen geçici yan etkilerden herhangi birinin durumunun kötüleşmesi ya da iyileşmesinin oldukça uzun sürmesi bir enfeksiyon belirtisi olabilir. Bunun için en kısa sürede diş hekimine başvurmak gerekir.

Ayrıca bazı durumlarda sinüs sorunları da görülebilir. Bu durum genel olarak üst çenedeki diş implantlarının sinüs boşluğuna olan çıkıntılarından kaynaklanır. Çoğu yan etki ve şikayetlerden kaçınmak için diş hekimine tam tıbbi geçmişi vermek ve kullanılan bütün ilaçları anlatmak son derece önemlidir. Çünkü bazı ilaçlar, implantın başarısına doğrudan müdahale eder veya diş implant tedavisinden sonra başka sorunlara neden olabilecek yan etkilere sebebiyet verebilir.

Sonuç olarak her diş prosedürünün yan etkileri olabilir. Ancak çoğu yan etkiler çok hafiftir ve zamanla kendiliğinden geçer. Diş implantları oldukça invaziv olan bir prosedürdür. Bu nedenle şişlik, ağrı ve morarmanın olması son derece olasıdır.

Umarız hazırlamış olduğumuz makale size implant yaptıranların genel şikayetleri, tedavinin olası yan etkileri zararları hakkında detaylı bir bilgi kaynağı olabilmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi bu alana yazın

Popüler İçerikler

Benzer İçerikler